toplumsal empati

Toplumsal Empati Nedir?

TOPLUMDA EMPATİNİN ÖNEMİ NEDİR?

Bireyin kişilik özelliklerinin temelinde kalıtımsal özellikler ne kadar önemliyse çevre etkenleri (aile, toplum, eğitim vb.) de o denli önem taşımaktadır. Çevre etkisiyle değişmeye uğramayan pek az kalıtımsal özellikler vardır. Aslında doğa vergisi olan zekâ, çevre etkileriyle sıkı bir ilişki içinde ya gelişir ya da körelir. Ancak, zekâ gelişmesine oranla kişiliğin oluşmasında çevre etkenleri çok daha ağır basar. Kalıtım, insan yapısının toprağı olarak düşünülürse, kişilik de o toprakta yetişen bitkidir. Bunun gibi, öyle ruhsal nitelikler vardır ki, çekirdekleri insan yapısında var olsa bile eğitimle büyük değişmelere uğrarlar. Örneğin korku doğal bir tepkidir. Ama bir çocuğun aşırı korkak ya da yürekli olması, yetişmesine bağlıdır (Yörükoğlu,1978, s.171).Buradan yola çıkarak empati gibi bir kişilik özelliğinin de topluma eğitim yoluyla kazandırılabileceği kanaatindeyim.

TOPLUMSAL EMPATİ NASIL KAZANDIRILABİLİR?

Toplumsal empati düzeyimizin düşük olmasının altında yatan temel sebeplerden birinin bireyin ailesinde ve okulda aldığı eğitimde empatik beceriler kazandırmanın temel bir hedef olmayışı olduğunu düşünüyorum. Peki bu eğitimler nasıl olmalı, neler yapılmalı ki empatik beceriye sahip bir toplum inşa edebilelim? Bu soruya mesleğimin klişesi olan “sihirli değneğim olsa” cümlesiyle yanıt bulmaya çalışacağım. Eğer elimde bir sihirli değnek olsaydı tabi ki sallayıp insanlara empati becerisini öğrenmelerini anında sağlayabilirdim ancak öğrenme süreci bu şekilde işlemiyor. Öğrenme, deneyimlere dayalı tutarlı davranış değişikliği sürecidir ve öğrenilenlerin kalıcı olması için bu istendik değişikliklerin bir süre uygulanması ve tekrarı gereklidir.

Toplumsal empati eğitimi bana göre iki gruba ayrılmalıdır. Birinci grup okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite seviyelerinde öğrenim gören bireylerden oluşurken; ikinci grup yeni doğan ve yetişkin bireylerden oluşmalıdır. Bu gruplara verilecek eğitimde, bireylerin ego gelişimi, şefkat ve nezaket erdemleri gelişmişse empati yeteneğinin de gelişmiş olacağından yola çıkılarak temelde bu erdemlerin ele alınması ve uygulanacak müfredata bu kapsamda ekleme yapılması gerekmektedir. Bireylere, çocuk yaşta bu erdemler aracılığıyla sağlıklı ego gelişiminin temellerinin atılması bireylerin ilerleyen yaşamlarında kişilerarası ilişkilerinde empati geliştirmeleri konusunda fayda sağlayacaktır. Sihirli değneğimizi ülkemizdeki okul ve ev şartlarını iyileştirmek üzerine kullanabilsem; her bireye, özellikle çocukluk çağından yetişkinliğe kadar, bitki ve hayvan yetiştirip onlarla zaman geçirebilecekleri, bakımını üstlenebilecekleri bir arazi ve imkan sağlardım. Bu sayede bireyler, günün belirli saatlerini kendi yetiştirdikleri diğer canlılara ayırarak o canlıların hayatlarına değebileceklerini, onları etkileyebileceklerini ve onlardan etkilenebileceklerini uygulamalı olarak keşfedip bunu yaşantı haline getirebilirler.

TOPLUMUMUZUN EMPATİ SEVİYESİ NE DURUMDADIR?

Toplumumuz, duygularını yoğun bir şekilde yaşamasına rağmen yaşadığı duyguları tanımada ve tanımlamada eksiklik yaşamaktadır. Bireylere verilecek eğitimlerde duyguları tanımak, duyguları ifade edebilmek ve duyguları öz benliğe zarar vermeyecek şekilde yaşamak üzerine müfredat uygulanması faydalı olacaktır. Bu noktada okulların, üniversitelerin yanı sıra halk eğitim merkezleri ve belediyelerin destekleriyle uzman kişiler tarafından açılacak drama kursları sayesinde bireylere rol alma ve role girme yetenekleri kazandırılarak kendilerini doğru ifade edebilmeye de katkı sağlanabilir. Duyguların tanınması ve ifade edilebilmesiyle birlikte toplumumuzun temel olarak çatışma çözme becerilerini de kazanması önem arz etmektedir. Bireylerin çatışma çözme becerileri geliştirmesi toplumsal ve bireysel adalet kavramlarının zihinlerde tam anlamıyla oturmasını ve gündelik yaşamda kullanılmasına etki edecektir. Bu sayede bireylerin karşılarındaki bireylere objektif, adil ve çözüm odaklı bir iç değerlendirme yapmaları sağlanmış olur.

Okullarımızda yürütülen psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri kapsamında verilen öğrenci, öğretmen ve veli seminerlerinde iletişim üzerine çalışmalar gerçekleşse de bu seminerler ciddi manada yüzeysel kalmaktadır. Bu noktada iletişim unsurları, modelleri ve engelleri gibi konulara uygulamalı olarak değinmek önem arz etmektedir. Ayrıca iletişimin ana unsurlarından olan sözsüz iletişim ve mikro ifadeler konularında verilecek ayrıntılı eğitimler sayesinde kişilerarası ilişkilerde yaşanan anlama ve anlamlandırma problemlerinin ortadan kalkması sağlanabilir. Bu sayede iletişimde verilen mesajlar daha doğru ve net bir şekilde anlaşılacaktır. Okullarda görev yapan psikolojik danışmanların sadece yüzeysel görevlerde kullanılmasından ziyade iletişim problemi, kuşaklararası çatışma ve çatışmalara çözüm getirme gibi konularda yardıma ihtiyaç duyan bireylere sağlanacak danışmanlık hizmetine yoğunlaştırılması çocukluk çağlarından itibaren sağlıksız iletişim yolları kullanmış, empatik beceri geliştirememiş bireylere ciddi bir çözüm seçeneği sunacaktır.

Psikolojik Danışman Gökberk ÜSTÜNER       

Paylaşın

En Çok Okunanlar
2020 • Yasamyollari.com © • Tüm hakları saklıdır. Kaynak göstermek şartıyla tüm içerikleri kullanabilirsiniz.